Ümit bilgisayar mühendisliğinden mezun olmuş yirmi sekiz
yaşında oldukça idealist bir kişiliğe sahip,çalışkan bir gençti.Bir çok
sıkıntılı evreleri olmuş ancak yılmamıştı.
Beraber yaşadığı annesiyle karşılıklı sabah kahvaltısı
yaparken heyecanı gözlerinden okunuyordu.Bugün bir iş görüşmesine gidecekti.Bu
randevu için neredeyse 2 aydır bekliyordu.Bir firmanın web sitesi tasarımlarını
pazarlayacaktı.Annesi oğlundan daha da heyecanlı ve dokunaklıydı.Kolay mı
evleri kiraydı.Ödenmesi gereken bir sürüde borçları vardı.Eşini kaybedeli 2 yıl
olmuştu.Amansız bir rahatsızlık onu almış ve sonra ki günler bayağı sıkıntılı
geçmişti.
Oğlunu kapıdan sevgiyle uğurladı.Ümit yaklaşık yirmi beş
dakikalık yolculuktan sonra ön görüşmelerin yapıldığı büroya vardı.Kendinden
bahsetti..Genel müdür vasıflarına uygun bulunmuştu.Pazartesi günü başlayın
deyince kalbinin yerinden fırlayacağını sandı.Saygıyla bürodan ayrıldıktan
sonra soluğu annesinin yanında aldı.O günün akşamı anlatılır gibi bir mutluluğa
şahit olmamıştı.
Pazartesi günü firmanın kendisi için tahsis ettiği odasında
yaklaşık bir saatlik bilgisayar üzerindeki aktarımlar ve çalışmalardan sonra
tanıdıklarından başlamak üzere web sitesine ihtiyacı olabileceği yerleri mesai
saatine kadar aralıksız dolaştı.Bir kaç yer düşüneceğini söylemişti.Yeni iş
günü için bu bile iyiydi.Aradan geçen günler içinde düşüneceğini söyleyen
yerler olmuştu.Ama herhangi bir satış yapamamıştı.Neyse ki maaş artı prim
olarak anlaşmıştı.Yine de insan bazen ümitsizliğe düşüyordu.O günde böyle biraz
ümitsiz yine de kararlı bir hal içindeydi.Sabah dokuzdan öğleye epey bir
dolaşmıştı web sitesi satabilmek için.Ancak çok acıkmıştı.Bulunduğu caddenin
karşında ara bir sokağa doğru ilerledi.Oldukça kalabalık olan ancak fazlada
büyük olmayan bir lokantaya girdi.Sıcak bir mercimek çorbası içmişti.Üzerinede
bir bardak çay..Lokantanın sahibi sevecen biriydi.Ümit’in sanki içini
okumuştu.Çünkü ayaklarının artık gitmediğini düşünüyordu.Kendini umutsuz ve
karamsar hissediyordu.
Çorbayı beğendin mi evlat ? deyince irkildi.Ellerine
sağlık harikaydı dedi.Ama sesi sanki çaresizliğini ele veriyordu.Bir derdin mi
var genç adam diye sorunca bütün cesaretini toplayıp işi hakkındaki sıkıntıları
kira borcunu,annesine bakmak zorunda olduğunu söyleyivermişti.Babacan tavırlı
lokanta sahibi adam doktor ayağıma gelmiş meğer dedi.Hadi benim lokantam için
bir web sitesi hazırla bakalım deyince Ümit’in kalbi ağzına gelmişti.Gayri
ihtiyari adama sarıldı ve minnettar bir tavırla günlerden sonra ilk satışını
yapmış olmanın keyfiyetiyle bürosuna yol aldı.O gün akşamı zor etmişti.Annesine
sevgiyle sarıldı.Ve olan biteni anlattı.Annesinin sevincine diyecek yoktu.Çünkü
hergün onu keyifsizce işe gönderiyordu.Başarısızlık hisse onu hasta edecek
korkusu içinde akşamı zor eden annesinin
o günkü mutluluğuna diyecek yoktu.Ve ağzından şu cümleler döküldü “
Allah helal kazanan insanların kazançlarıyla oğluma hayırlı kısmetler ver diye
ardından dua ediyordum”.Bugün bu gerçekleşti.Sakın umudunu kaybetme çocuğum geç
olsun güç olmasın.Sabır sebat iyidir deyip oğluna sevgiyle sarıldı.İnşallah
Ümit bundan sonra daha da huzurlu atılımlar yapabilecekti.Ne diyelim böyle
gençlere Allah yardım etsin.Yolun açık olsun Ümit,Ümit’le tutun hayata..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder