18 Aralık 2015 Cuma

İçimi ısıtan ünlü besteci çaydanlığımdan vazgeçemiyorum.

Sizi bilmem ama ben çay içmeyi çok severim. Diğer aile fertlerim, arkadaşlarımda… Zaten millet olarak çaya düşkünüz sanırım.

Bir hafta evvel bir Pazar günü bizde toplandık. Hoş sohbet eşliğinde çaylar içildi, kurabiyeler falan yendi derken; benim çaydanlığın sapı birden bire kırılıverdi. Tam da sıcak su servisi yapıyordum. Herkes de bir panik. En çok da ben korktum. Kış günü yanmış deri çok kolay iyileşmiyor. Neyse ki ucuz atlattık. Sadece halıya döküldü. Bir moral bozukluğu çöktü hepimize. Daha ikinci bardakları içmiştik. Neyse dedim küçük çaydanlıkta demleriz.

Dokuz kişilik kalabalığa küçük çaydanlık yetmedi tabii.. Biz de ard arda üç, dört kez çay demledik. O gün öyle geçti. Daha sonra ilerleyen iki gün içinde kızımdan telefon geldi. Bilgisayara geç ve internet sitesinde gördüğüm semaveri beğenip, beğenmediğini söyle deyince çok heyecanlandım. Girdim internet sitesine ve hepsini tek tek gözden geçirdim. Hepsi birbirinden güzel. Fiyatları da fena değildi. Beğendiklerim de oldu tabii.. Sonra babanla da konuşayım dedim. Eşimle akşam kızımın bir semaver almak isteyip istemediğini bilmek istediğini söyledim.

Akşam yemeğinden sonra beraberce internet sitesine göz attık. Semaverleri oda çok beğendi. Sen bilirsin dedi. İstiyorsan alalım. Bir yarım saat daha düşünelim. Çaydanlık başka bir şeydi. Onu sobanın üzerinde görmek içimi ısıtıyor. Çıkardığı sesler sımsıcak. Sanki bir bestenin notaları gibi. Adeta bir senfoni.. Bayağı bir tereddütte kaldım. Bir yandan kalabalık aile toplantıları geliyordu aklıma diğer yandan benim eskilere dayanan hatıralarımın parçası, romantizmi tetikleyen çaydanlığım.


Sonunda dedim, buldum! En iyisi mi semaver yerine hazır web sitesinden çaydanlıklara bakalım. Eşimle web sitesinden beğendiğimiz bir çaydanlık sitesinde karar kıldık. Kızıma söyledim. Çok duygulandı. Siz bilirsiniz öyleyse siparişi veriyorum. Ödemesini babam yapar dedi. Ve şöyle dedi. “Sizin kuşak herşeyi bir arada istiyor. Maneviyatınızın yüksek olması dolayısıyla binlerce kez teşekkür ederim.” Yetmez mi? 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder