16 Ocak 2016 Cumartesi

Masal evi gibi kreş ..

Bursa’da bir sabah!Bütün bir kentin kiremitleri evlerinin üstüne ,çimenlere çiğ düşmüş.Saat 8.15 suları..Gizem ve ailesi kahvaltı yaparken bir taraftan akşamüzeri beş gibi İstanbul’dan gelecek Merve’yi konuşup,son rötuşları konuşuyorlar.Aradan geçen üç ay içerisinde neler yapmamışlardı ki..Son görüşmelerinden sonra Gizem ve ailesi Bursa’da ki bütün emlak sitelerini tek tek araştırmış ve en sonunda kendilerine çok uygun olan çok odalı eski bir evi kiralamışlardı.

Epey pek bir tadilattan geçen bu ev sonunda görkemli bir yapıya dönüştü.Boya ,badana,pencere,taban,tavan vb.. elden geçmedik hiçbir şey kalmamıştı.Merve’nin babası yani amcası,babası ve annesi ve kendisi Merve İstanbul’dayken her şeyi inanılmaz bir süratle hazırlamışlardı.İşin resmi dairelerinden halledilecek meseleleri dahi çözümlenmişti.Kreşe dönüştürülen bu ev tam da çocukların beğeneceği şekilde döşendi.Neler yoktu ki ..Nasreddin hoca figürleri,şirinler,Hacivat karagöz,tavşan,kedi,balık,köpek,kuş resimleri şirin mi şirin örtüler,sandalyeler,uyku ve yemek odaları..Birbirinden sevimli oyuncaklar,tabaklar,bardaklar ve harika çiçeklendirilmiş,çimlendirilmiş bahçe,bakımdan geçen budanan meyve veren ağaçlar,masal evi gibi olmuştu..

Bu süreçte Merve İstanbul’dan gelmişti görevi dolayısıyla ancak her gün rutin olarak Bursa’da ki Gizem ve aile fertleriyle büyük bir heyecanla konuşmuştu.Gizem kahvaltıda annesine sevgiyle yaklaştı.Anneciğim sana kendi adıma da Merve adına da sonsuz teşekkür ederim.Merve’ye daha çok yenge değil de anne olduğun için dedi..Evet Merve annesini bir hastalık sonucu kaybetmişti.Aradan geçen yıllarda eksikliğini çok hissettiği zamanlarda Gizem’in annesi hep yanında olmuştu.Annesi keşke rahmetli de bu günleri görebilseydi dedi gözleri buğulanarak..web sitesi

Evet büyük bir ihtimalle pazartesi günü kreşleri açılacaktı..Neredeyse on gün gibi bir sürede herşeyin yolunda gitmesi için Gizem sürekli dua ediyordu..Zaman çabuk geçti.Gizem ve babası saat beşe çeyrek kala otogara gittiler özel araçlarıyla..Ve saat beşi on geçe Merve otobüsten inmişti.Büyük özlemle ve mutlulukla birbirlerine sarıldılar.Sonra muavine lütfen arkadaki koltukta olan minik arkadaşımı teslim edermisiniz ? deyince Gizem merakla döndürdüğünde kafesi ve İstanbul’da ki yalnızlığının arkadaşı “Caniko”yu yeni muhabbet kuşunu görünce çığlık çığlığa bağırdı..Onu da mı getirdin ? Evet o artık senin..Çünkü sen gittikten sonra evdeki tek söylediği kelime Gizem’di..

Sonra kafese dönüp kuşuna bak seni gizeme getirdim.Artık hep burada kalacağız.Ve kuş peş peşe kuşça “Gizem,Gizem,Gizem” dedikçe o mutluluk sanki Bursa’nın göğünü kaplamıştı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder