Bursa’da bir sabah!Bütün bir kentin kiremitleri evlerinin
üstüne ,çimenlere çiğ düşmüş.Saat 8.15 suları..Gizem ve ailesi kahvaltı
yaparken bir taraftan akşamüzeri beş gibi İstanbul’dan gelecek Merve’yi
konuşup,son rötuşları konuşuyorlar.Aradan geçen üç ay içerisinde neler
yapmamışlardı ki..Son görüşmelerinden sonra Gizem ve ailesi Bursa’da ki bütün
emlak sitelerini tek tek araştırmış ve en sonunda kendilerine çok uygun olan
çok odalı eski bir evi kiralamışlardı.
Epey pek bir tadilattan geçen bu ev
sonunda görkemli bir yapıya dönüştü.Boya ,badana,pencere,taban,tavan vb.. elden
geçmedik hiçbir şey kalmamıştı.Merve’nin babası yani amcası,babası ve annesi ve
kendisi Merve İstanbul’dayken her şeyi inanılmaz bir süratle hazırlamışlardı.İşin
resmi dairelerinden halledilecek meseleleri dahi çözümlenmişti.Kreşe
dönüştürülen bu ev tam da çocukların beğeneceği şekilde döşendi.Neler yoktu ki
..Nasreddin hoca figürleri,şirinler,Hacivat karagöz,tavşan,kedi,balık,köpek,kuş
resimleri şirin mi şirin örtüler,sandalyeler,uyku ve yemek odaları..Birbirinden
sevimli oyuncaklar,tabaklar,bardaklar ve harika çiçeklendirilmiş,çimlendirilmiş
bahçe,bakımdan geçen budanan meyve veren ağaçlar,masal evi gibi olmuştu..
Bu süreçte Merve İstanbul’dan gelmişti görevi dolayısıyla
ancak her gün rutin olarak Bursa’da ki Gizem ve aile fertleriyle büyük bir
heyecanla konuşmuştu.Gizem kahvaltıda annesine sevgiyle yaklaştı.Anneciğim sana
kendi adıma da Merve adına da sonsuz teşekkür ederim.Merve’ye daha çok yenge
değil de anne olduğun için dedi..Evet Merve annesini bir hastalık sonucu
kaybetmişti.Aradan geçen yıllarda eksikliğini çok hissettiği zamanlarda
Gizem’in annesi hep yanında olmuştu.Annesi keşke rahmetli de bu günleri
görebilseydi dedi gözleri buğulanarak..web sitesi
Evet büyük bir ihtimalle pazartesi günü kreşleri
açılacaktı..Neredeyse on gün gibi bir sürede herşeyin yolunda gitmesi için
Gizem sürekli dua ediyordu..Zaman çabuk geçti.Gizem ve babası saat beşe çeyrek
kala otogara gittiler özel araçlarıyla..Ve saat beşi on geçe Merve otobüsten
inmişti.Büyük özlemle ve mutlulukla birbirlerine sarıldılar.Sonra muavine
lütfen arkadaki koltukta olan minik arkadaşımı teslim edermisiniz ? deyince
Gizem merakla döndürdüğünde kafesi ve İstanbul’da ki yalnızlığının arkadaşı
“Caniko”yu yeni muhabbet kuşunu görünce çığlık çığlığa bağırdı..Onu da mı
getirdin ? Evet o artık senin..Çünkü sen gittikten sonra evdeki tek söylediği
kelime Gizem’di..
Sonra kafese dönüp kuşuna bak seni gizeme getirdim.Artık hep burada kalacağız.Ve kuş peş peşe kuşça “Gizem,Gizem,Gizem” dedikçe o mutluluk sanki Bursa’nın göğünü kaplamıştı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder