11 Ocak 2016 Pazartesi

Özlem ve Ayrılık..

Saat 7.30 da uyanmak genellikle Süheyla hanımın programı dahilinde ise de bugün saat 7.50 de ancak uyanabilmişti.Ellerini ve yüzünü yıkarken aynada kendine bakıp biraz daha uyku sanki bana daha iyi gelmiş diye düşündü.Çay demlenirken kendine karışık bir tost hazırladı.Gökyüzünde bulutların arasından gülümseyen güneşi görünce içi ısındı.Galiba düne göre hava biraz daha güzel olacak diye düşündü.Tost bitmişti ama çaya devam deyip bilgisayarını mutfağa aldı.Emlak sitelerine yeniden göz atmaya başladı.Ankara’ya gitmeliydi.Çocuklarına yakın olmalıydı.Gerçi şimdilik sadece kendi fikriydi.

Bir emlak sitesinde  gördüğü küçük daire ilgisini çekti.Öğleden sonra arar konuşurum dedi.Önce evde yapılacak işleri vardı.Mesela gardolabı çok karışmıştı.Bütün gününü alabilirdi.Eh mutfaktada oyalanacak birşeyler vardı tabii..Nerden baksa üç beş saat hergün ev işi sürüyordu..Öğle yemeği yedikten sonra dayanamadı emlak sitesinden bulduğu daire için aradı.Ne büyük şansızlıkdı meğer ki daire satılmıştı.Çok üzüldü..Neyse herşeyin hayırlısı olsun dedi.Elbet bir denk gelir,kısmette varsa olur,yoksa yapacak bir şey yok diye düşündü.Dışarısı düne nazaran sıcaktı.Az önce sokaktan eve gelmişti.Ekmek almayı hergün adet haline getirmişti.Sıcacık ekmekler,odanın içini kokusuyla sarıverdi.

Çabuk yorulduğunu düşündü.Bazen nefes darlığı da çekiyordu.Özlem doğru ama bir deniz sahil kasabasından iklim olarak Ankara’ya gitmek zor mu olacaktı ne ? Bunca tanıdığı insanları özlemezmiydi ?Nasıl olsa yazın en az üç ay yanında olmuyorlar mıydı ?Hiç açmadığı Ankara fikrini beyninde bitirmişti.İyiki de kızına ve torununa bu fikrini açıklamamıştı.Ne kadarda üzülürlerdi.

Neyse dedi yalnız değilsin.Öğrencilerin var,üstelik yarın ders günüydü.Onları yalnız bırakamazdı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder